15 Temmuz Günü Toplum Olarak Ön Yargıları Kırdığımız Bir An Oldu

15 Temmuz Derneği Başkanı Abdurrahman Tarık Şebik, 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde toplumun büyük ön yargıları kırarak birlikte hareket ettiğine, bu birlikteliğin, kalkışmayı akamete uğrattığına işaret etti.

15 Temmuz Derneği Başkanı Abdurrahman Tarık Şebik, ABD  destekli 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümüne yaklaşıldığı şu günlerde İLKHA’ya açıklamalarda bulundu, darbe gecesi neler yaşandığını ve dernek olarak ne tür faaliyetler yaptıklarını anlattı.

15 Temmuz darbe girişimi gecesinde toplumun büyük ön yargıları kırarak birlikte hareket ettiğine dikkat çeken Şebik, bu birlikteliğini kalkışmayı akamete uğrattığına işaret etti.

Darbe girişimi akşamı Kısıklı’da olduğunu ve eve dönmek üzere yola çıktığını ancak olayların başlamasıyla tekrar Kısıklı’ya döndüğünü söyleyen Şebik, buradaki Millet Parkı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan çağrı yapmadan büyük bir kalabalığın toplandığını belirtti.

Şebik, “Oradayken bize, ordudan bir tankın çıkıp Cumhurbaşkanının konutuna doğru ilerlediğine dair haberler geldi. Orada bulunan herkes burada yatmak suretiyle asfalta çöksün dedik ki gelen tank buradan geçemesin. Ondan sonra hamdolsun ki Fıstıkağacı Mahallesi’nden Kısıklı’ya gelirken bir tank durdurulmuş. İşte o tankın artık gelmesi imkânsız hale gelince biz de artık oraya bir tank gidemez deyip rahatladık.”

“Din, dil, ırk, mezhep ayrımı olmadan her düşünceden insanlarla beraber yürüyorduk”

O gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın orada olmadığının darbeciler tarafından bilindiğini ancak birilerine mesaj vermek için tanklarını oraya sürdüklerini belirten Şebik, tehlike geçtikten sonra 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’e doğru gitmeye başladıklarını söyledi.

Şebik, “7’den 70’e herkes oraya doğru gidiyordu. Din, dil, ırk, mezhep ayrımı olmadan her düşünceden insanlarla beraber oraya yürüyorduk. Normal hayatta beraber olmadığımız, olamayacağımız insanlar da oraya doğru gidiyorlardı. 15 Temmuz günü toplum olarak ön yargıları kırdığımız bir an oldu.”

Köprüdeki halka, darbecilerin ateş açtığını söyleyen Şebik, “Orada tek endişem ateş edildiğini ve yaralıların olduğunu gören vatandaşların çekinip geri gitmeleriydi ama hamdolsun ki bu düşüncem çok yersizmiş. Sonrasındaki dakikalarda oluk oluk insanlar akmaya başladı ve sonunda sabaha karşı çözülme başladı.” ifadelerini kullandı.

Darbe girişiminin ardından “kontrollü darbe girişimi” ve “şehit olanlarını katilinin devlet olduğu” şeklinde iftira ve karamaların yapıldığını hatırlatan Şebik, “Bu insanlar 15 Temmuz’un aktörlerinin yapamadıklarını, o zihnin yanaşması olanlar yapmaya çalışıyorlar. Bu mücadeleyi yok sayarak, sulandırarak kendilerince bir algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar.” ifadelerine dikkat çekti.

“Gezi sürecinde TOMA’ların karşısında aslan olanlar tankların karşısında kedi oluverdiler.” diyen Şebik, “Sizin mücadeleniz eğer ağaçsa ağaç, yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi getirir.  Bu topraklar belki dünyada hiçbir milletin nasip olmayacağı, şairlerin yazmakla, ressamların çizmekle, seyyahların gezmekle, anlatmakla anlatamayacağı kahramanların destanına şahitlik etti. Biz kurşunları bitmiş, süngüleriyle düşmana karşı mücadele edenleri kitaplarda okuyoruz. Onları okurken bunun nasıl bir şey olduğunu idrak edemiyorduk. Aslında bu manada tarihimizde buluşup kucaklaştık.” diye konuştu.

Dernek olarak yaptıkları faaliyetleri anlatan Şebik, tüm darbe girişimi davalarını takip ettiklerini, üye ve gönüllülerini bu davalara katılmaları noktasında yönlendirdiklerini ve çeşitli protesto gösterileri düzenlendikleri söyledi.

Şehit ve gazi ailelerine uzman psikologlar aracılığıyla destek verdiklerini belirten Şebik, çeşitli ziyaretler ve kamp programları yaptıklarını söyledi.

Şebik, 15 Temmuz Derneği’nin öncelikli amacının darbeyi toplum hafızasında canlı tutmak olduğunu sözlerine ekledi. (Nizamettin Aşkın-İLKHA)

İLKHA