Dernekten yapılan açıklamaya göre, çevrim içi ortamda düzenlenen programın moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Köse yaptı.

Programa katılan SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, FETÖ’den 15 Temmuz’a, ABD seçimlerinden kongre baskınına, yeni dünya düzeninden Türkiye‘nin konumuna birçok konuyu ele aldı.

2013-2016 yılları arasında FETÖ’nün adım adım nasıl bir suç örgütüne dönüştüğünü anlatan Duran, örgütün en başından beri orduyu ve devleti ele geçirmek üzerine kurgulandığını belirtti.

Örgütte en dış halkada ehlisünnet anlayışının, merkezde ise kendisini peygamberliğe kadar götüren seçkin bir anlayışın hakim olduğunu aktaran Duran “Bu totaliter yapı insanların kaderlerini belirlemesiyle askeri ve istihbari örgütlenmesiyle diğer dini yapılardan ayrılıyor. En önemli farkları ise kendilerini seçilmiş olarak görmeleri ve başkalarının hakkını gasbetmeleridir.” ifadelerini kullandı.

FETÖ’nün renklendirme yöntemiyle pek çok farklı yapı ve ideolojinin içine sızmaya devam ettiğini belirten Duran, “Benim bu gruba getirdiğim en büyük eleştiri dindar insanların en temel özelliği olan güvenilirlikten uzak olmalarıdır. Bu da durumu bir emniyet meselesi haline getirmektedir. Bu örgüt yalanı ve takiyeyi bir karakter haline getirdiği için Türkiye’deki diğer dini yapılardan ayrışmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Burhanettin Duran, 15 Temmuz’un Türkiye’nin dış politikasına önemli etkileri olduğunu, son yıllarda Türkiye’nin aldığı inisiyatiflerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

6 Ocak 2020’de ABD Kongresi’ne yapılan baskına değinen Duran “6 Ocak’ta bir kalkışmadan bahsettiler. Bu 15 Temmuz’la hiç kıyaslanmayacak bir olaydı. Ancak Amerikalılar açısından baktığımızda 11 Eylül kıvamında bir krizdi. 11 Eylül’de uçaklar ikiz kuleleri yıktığında saldıranlar Amerikalı değildi. Kongreyi basanlar ise beyaz Amerikalılardı. Bunun ciddi bir kriz olduğu açıktır. Sorumluluğu Trump’a yükleyerek sorunlar ortadan kalkmaz.” açıklamasını yaptı.

“Türkiye’nin önümüzdeki dönem ana hamlesi uluslararası gücünü konsolide etmektir”

Yeni ABD Başkanı Joe Biden’in işinin kolay olmayacağını belirten Duran, demokrasi ittifakı için harekete geçileceğini ancak bunun liberal dünya düzenine dönüş şeklinde olmayacağını aktardı.

Prof. Dr. Duran, Türkiye açısından denklemin ABD ile AB arasında kurulacak ilişkiyle bağlantılı olacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığını daha yüksek perdeden seslendirecekler ama günün sonunda jeopolitik çıkarlar öne çıkacak. Belirsizliklerin ve büyük güçler arasında rekabetin hızlanacağı bir dünya geliyor. Türkiye’nin reformlarla yeni sayfalar açarak buna hazırlık yapmasının doğru olduğu kanaatindeyim. Ancak reformlarla mücadeleyi sentezlememiz gerekecek. Çünkü Türkiye’nin konumunun ABD ve AB tarafından rahatlıkla kabul göreceğini düşünmüyorum. Türkiye’nin uluslararası gücü yükselmiştir ama konsolide olmamıştır. Önümüzdeki dönemin ana hamlesi bu gücü konsolide etmek olacaktır.”

Anadolu Ajansı / Zeynep Rakipoğlu